İçeriğe geç

Defter

Değirmenin altından bir adam çıktı

Değirmenin altından bir adam çıktı

Midyat'ta atıl bir su değirmeni turizme kazandırılmak için temizleniyordu. Zeminde renkli taşlar çıkınca çalışma durduruldu. Altından kırk metrekare mozaik ve iki kelimelik bir yazıt çıktı: Tittos Domestikos. Biri bir insanın adı.

Bu yazıyı paylaş:

Bir değirmeni temizlerken altından bir adamın adı çıkabilir.

Midyat ile Nusaybin arasında, Çağ Çağ Çayı'nın açtığı vadide, Sivrice Mahallesi'ndeki Beyazsu mesire alanının orada duruyor. Harabe hâlde bir su değirmeni; yıllardır dönmüyor. Sahipleri onu turizme ve ticarete kazandırmak için temizlemeye başlamış — bildikleri, yaklaşık yüz elli yıllık bir yapı olduğu.

Temizlik ilerledikçe zeminde bir şey görünmüş. Renkli, düzenli, tesadüf olmayan bir şey.

"Arkeolojik zeminin zarar görmemesi için çalışmaları durdurduk."

Bu cümle mülk sahibi Reşit Coşkun'a ait ve hikâyenin dönüm noktası orası. Çalışmayı durdurup müzeye haber vermek zorunda olduğu bir şey değildi; öyle yaptı.

Beyazsu: Çağ Çağ Vadisi'nde suyun iki yanına kurulmuş çay bahçeleri
Beyazsu: Çağ Çağ Vadisi'nde suyun iki yanına kurulmuş çay bahçeleri

Temizlik kazıya döndü

Mardin Müze Müdürlüğü haberi alınca alana geldi, zemin taraması yaptı ve alanın tescili için çalışma başlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle kurtarma kazısı kararı çıktı.

Kazıyı Mardin Müze Müdürü İdris Akgül yönetti; ekipte arkeologlar Volkan Bağlayıcı ve Mehmet Şan vardı. Değirmenin iç bölümünde iki ayrı alanda, birbirinden farklı renklerde mozaik taban döşemeleri bulundu.

Toplam kırk metrekareye yakın.

İki kelime

Mozaikte kare, dikdörtgen, daire ve üçgen gibi geometrik şekiller var; yanlarında dalga, düğüm, haç ve sonsuzluk motifleri. Ana panolarda düğüm biçiminde madalyonlar duruyor, madalyonların içinde geometrik şekiller ve haç işareti sayılabilecek motifler.

Ama kazı başkanını asıl heyecanlandıran şey desen değil. Mozaiğin üzerinde bir yazıt var ve iki kelimeden oluşuyor: Tittos Domestikos.

Akgül'ün kendi cümlesiyle, Tittos bir özel isim. Domestikos ise kaynaklarda daha çok bir unvan olarak geçiyor ve bu unvanı taşıyanların askerî bölümlerde ya da kiliselerde görevli oldukları biliniyor.

Yani yerde yatan şey bir desen değil, bir kimlik. Birinin adı ve birinin işi.

Bilinmeyen taraf, bilinen taraftan büyük

Bu noktada yazının dürüst olması gereken bir yer var.

Tittos'un kim olduğu bilinmiyor. Yapının ne işe yaradığı bilinmiyor. Akgül'ün söylediği şu kadar: *"İlk aşamada tam olarak ne olduğunu bilmesek de yazıttan buranın sivil bir idareciye ait yapı olduğunu söyleyebiliriz."* Bir ilk değerlendirme, kesin bir teşhis değil.

Yapının nereye kadar gittiği de bilinmiyor. Kalıntı komşu parsellere doğru genişliyor — yani kazılan kırk metrekare, yapının tamamı değil, görünen ucu.

Yaklaşık bin beş yüz yıl rakamı haberin başlığında geçiyor. Kazı başkanının aktarılan sözlerinde tarih yok; koruma çalışmasından sonra yapı hakkında daha sağlıklı bilgiye ulaşacaklarını söylüyor. Aradaki fark küçük görünüyor ama değil: biri ölçüm, öteki başlık.

Suyun kenarındaki oturma platformlarından biri
Suyun kenarındaki oturma platformlarından biri

Üst üste iki yapı

Hikâyenin asıl şaşırtıcı yeri buluntunun kendisi değil, iki yapının üst üste durması.

Akgül bunu açıkça söylüyor: değirmen sonraki dönemlerde eklenti olarak yer almış, mozaiğin bulunduğu yapı kalıntısı ise daha eskiye gidiyor. Yani suyla dönen bir değirmen, çok daha eski bir zeminin üzerine kurulmuş ve yüzyıllarca onun üstünde çalışmış.

Değirmeni işletenler altında ne olduğunu bilmiyordu. Mülk sahibinin ailesi de bilmiyordu; bekledikleri yüz-yüz elli yıllık bir geçmişti.

Coşkun'un bir cümlesi daha var, kendi heyecanını anlatan: Midyat-Nusaybin hattında ilk defa mozaik bulunmasının onları sevindirdiği. Bu bir uzman iddiası değil, orada yaşayan birinin cümlesi — ama bölgenin ne kadar az kazıldığını anlatıyor. Akgül de aynı yere işaret ediyor: bu mevkide birebir kazı yaptıkları ilk alanlardan biri burası.

Sonra ne olacak

Alanda koruma çalışması yapılacak; yapı hakkında daha sağlıklı bilgi ondan sonra gelecek.

Mülk sahibinin niyeti alanı projelendirip ziyarete açmak. Mozaiğin bulunduğu yerde sergilenmesi de planlar arasında. Burası özel mülkiyet ve bir işletme alanı — yani gidip kapısını çalınacak bir yer değil.

Sonbaharda Beyazsu; suyun vadiden çıkışı
Sonbaharda Beyazsu; suyun vadiden çıkışı

Kapanış

Bir değirmen düşünün: yüz elli yıl boyunca su almış, taş döndürmüş, un öğütmüş. Altında, kimsenin bilmediği bir zeminde, bir adamın adı yazılı duruyormuş.

Tittos'un kim olduğunu bilmiyoruz. Ne yaptığını, nerede öldüğünü, o yapının onun evi mi, işi mi, ibadet yeri mi olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, birinin bir gün adını yere yazdırdığı ve o adın taştan olduğu için kaldığı.

Kalan şey insan değil, taş. Ama taşın üstünde bir insanın adı var.

Bu yazıyı paylaş: